HER YÖNÜ İLE DİSLEKSİ

Bilim adamı Thomas Edison “öğretmenim aptalın teki olduğumu düşünüyor, babamda işe yaramaz olduğumu iddia ediyordu. Bu iddialara bir süre sonra bende inanmaya başlamış ve öyle olduğuma karar vermiştim.” Cümleleri ile aslıda disleksinin ne olduğunu bize anlatıyor. Sözlerine şu şekilde devam eden ünlü bilim adamı ” öğretmenlerim aklımın az çalıştığını, sosyal olamadığımı ve yaşamımın sonuna kadar sadece aptal rüyalar peşinde koşacağımı söylüyorlardı” derken disleksinin biraz daha derinine inmiş bulunuyor. Bu örneğe dayanarak disleksinin bir zeka geriliği değil öğrenim bozukluğu olduğunun altını rahatlık ile çizebiliriz. Bu öğrenme bozukluğunun toplum içinde %8 civarında görüldüğü yapılan araştırmalar sonucunda ortaya çıkmıştır. Dislekside harflerin ve kelimelerim karıştırılması, tersten algılanması,yazılı kelimeleri hatırlamada güçlük çekme, sayıları karışık algılama gibi durumlar olduğunu önceki yazımızda bahsetmiştik. Daha derine inmek gerekir ise algısal ve linguistik tipinde iki çeşit disleksi türü görülmektedir. Yine yapılan araştırmalara göre disleksi sorunu yaşayanların &60- 80’i erkeklerden oluşmaktadır. Bir kere daha vurgulamak gerekirse disleksi bir hastalık değil öğrenmeyle ilgili zihinsel süreçlerde farklı olma durumudur. Bu yüzden dislekside erken tanı olukça önemli olup, bu risk altında olan çocukların okul öncesi dönemde dikkat ile incelenmesi gerekmektedir. Genel olarak ilk okulda ortaya çıkan bu öğrenme güçlüğü erken tanılandığında çocuklar akranlarına yetiştirilebilmekte ve gerçek potansiyelleri ortaya çıkabilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.